İcra ve İflas Hukuku, alacaklı ve borçlu arasındaki ilişkiyi resmi kurallar eşliğinde kanunlara dökmektedir.  Borçlu kişinin, borcunu zamanında ödememesi durumunda neler yapılacağına ve hangi yaptırımlara maruz kalacağına dair içerikleri kapsamaktadır. Aynı zamanda alacaklı kişinin sahip olduğu haklar da bu hukuk türünde ifade edilmektedir. Aynı zamanda icra takibinin nasıl yapılacağı ile beraber sürecin nasıl işlediği de ele alınmaktadır.

Müvekkilinin hak ve menfaatlerini borçluya karşı en iyi şekilde gözetmeyi prensip edinmiş  olan EHB; yerli ve yabancı  kurumsal firmalara alacaklarını tahsil etme hususunda akıllı analitik çözümler  üretir ve bu sayede alacak takip süreçlerini hızlandırarak yüksek borç tahsilatı sağlar.

Tahsilat başarısını engelleyen unsurların varlığı halinde ise, bunları ortadan kaldırıcı müvekkil odaklı öneriler sunar. Bu yaklaşımı neticesinde EHB, borç tahsilatı hususunda sektörde haklı olarak fark yaratmış ve öncü hukuk firmalarından birisi haline gelmiştir.

İcra takibi esnasında hangi yasaların geçerli olduğu, hangi kanunların takip edilmesi gerektiği de icra ve iflas hukukunda yanıtı olan sorunlardır. Borçlu olunun tutarın mülk karşılığı ve nasıl nakit paraya dönüştürüleceği de bu birim altında incelenmektedir.

Cebri icra hukuku veya takip hukuku olarak da bilinen icra iflas hukuku ‘’ zorla yerine getirme’’ durumunu da kapsamaktadır. Bu nedenle kamumu hukuku kapması altında incelenmektedir. Aynı zamanda özel hukukta doğan borçlar da herhangi bir haksızlık varsa, kamu gücü ile borcun ödenmesi sağlanmaktadır. 2012 senesine kadar 22 kere değişikliğe uğrayan kanun pek çok düzenleme alanına sahiptir.

Takip Hukuku, aslına bakıldığı zaman iflas hukukunda üstünde yer alan bir kavram olarak bilinmektedir. İcra iflas hukukunun temel mantığı alacaklının alacağına kavuşması için devlet yardımı almasıdır.  Bu noktada, icra organı, borçlunun sahip olduğu mallara el koya ve satar. Bu satımdan elde edilen para ile alacaklı kişinin borçları ödenir. Bunun yanında icra organı tarafından gerçekleştirilen her işlem, icra takip işlemi olarak geçmez.

İcra Hukuku ve İflas Hukuku Farkları Nelerdir?

Cüz-i icra olarak da bilinen icra hukuku, borçlunun malvarlığının bir kısmı ile, birkaç alacaklısına karşı olan sorumlulukları ile ilgilenir. İflas hukuku ise külli icra olarak bilinir ve borçlunun sorumluluğu tüm mal varlığı ile bütün alacaklarına karşıdır. İflas, hem mal varlığı hem de alacaklı açısından küllilik barındırır. İflas hukuku sadece tacirler açısından söz konusu iken, icra hukuku tüm borçları kapsar.

İcra Takibi Nasıl Yapılır?

İcra takibi işlem bazı kıstaslara göre değişim gösterir. Borcun kaynağı ve alacağın kaynağı burada önemli olan noktalardır. Alacak eğer bir mahkeme kararına dayalı ise ilamlı icradır. Eğer alacak bir poliçe, bono ya da çeke dayanıyorsa kambiyo senetlerine özgü icra takibi, eğer herhangi bir belge ya da türe girmiyorsa, ilamsız icra söz konusu olur. İcra takibinin başlama süreci avukat aracılığı ile ya da şahsen olabilmektedir. İcra dairesinden borçluya ait ödeme emrinden sonra 7 gün için itiraz olmaz ise, takip kesinleşir. İcra takibi kesinleştikten sonra, alacağın tahsili için haciz yoluna geçiş olur. Haciz de amaç, elde edilen malların satılması ve alacaklının borçlarının kapanmasıdır.